|
|
|
Diyabetin Kontrolü , Şeker Hastalığının Kontrolü ve Takibi
Kan şekeri
ölçümü diyabetin izlenmesinde son derece önem taşıyor.
Kan şekerindeki iniş çıkışların düzenli olarak takip
edilmesiyle hem günlük yaşam daha da kolaylaşıyor, hem
hekime medikal tedavide, hem de diyetisyene medikal beslenme
tedavisinde yardımcı olunabiliyor. Özellikle son yıllarda
teknolojinin ceplere sığdırdığı şeker ölçüm aletleri ile
günde birkaç dakikanızı ayırarak kan şekerinizi kendiniz
ölçmemiz mümkün.
Evde kan şekeri izleniminin başlanmasını diyabet
tedavisinde devrim olarak nitelendirilmekte. Kan şekeri
ölçümü, en başta diyabetli insanların hastalıklarını
kontrol altında tutmak için hastane de harcadıkları
zamanının azalmasına yardımcı oldu. Bununla birlikte,
diyabetli kişi ve diyabet tedavisinde yer alan sağlık
uzmanları için bir dizi uyum ve tedavi sorununa da yol açtı.
Diyabet tedavisinde sürekli kan şekeri
takipleri, hekimin medikal tedaviyi planlamasında yardımcı.
Çünkü, sürekli takipler, kan şekerinin aşağı-yukarı inip
çıkarken yaptığı rahatsızlıkları önlemede avantaj sağlıyor.
Böylece, bir yandan oluşabilecek ani şeker düşmesi (hipoglisemik
reaksiyonlar) ya da gelişebilecek ani şeker yükselmesi
sonucu asidoz tablosunun önüne geçilmiş oluyor.
İki önemli çalışma (Diyabet Kontrol ve Komplikasyon
Çalışması ve İngiltere Prospektif Diyabet Çalışması)
diyabetle ilişkili komplikasyonların azaltılması için kan
glukoz düzeylerinin hedef alınması gerektiğini açık bir
şekilde gösteriyor. Pek çok ülke, diyabette glukoz
kontrolünde %7’nin altında HbA1c düzeyi gibi katı hedefler
koyuyor.
Diyabet tedavisinde, bu hedeflere ulaşılmak için
öncelikli açlık glukoz düzeyleri hedef alınıyor. Ayrıca, son
çalışmalar öğün öncesi ve / veya sonrası glukoz düzeylerinin
de önemli olduğunu vurguluyor. Bu, temelde Tip 2 diyabetli
kişilere yoğunlaşan son bir çalışmayla destekleniyor ve bu
çalışma özellikle hastalığın erken evreleri boyunca öğün
sonrası kan glukoz (öğünden 2 saat sonra ölçülen kan şekeri)
düzeylerinin HbA1c değerleri üzerinde önemli bir etkisinin
olduğunu ileri sürüyor.
Kan şekerini olabildiğince normale yakın tutmak gerekli
Kan şekeri gün boyu devamlı olarak değişim gösterse
de, kan şekerini olabildiğince normale yakın
değerlerde tutmak gerekir. Gün içinde kan şeker değerindeki
oynamalar, okyanusların iskelede yükselmesi ve alçalması ile
karakterize gel-git olayına benzetilebilir. Herhangi bir
günkü kan şekeri ölçümü ise, iskeleye vuran suların o anki
durumunu gösteren bir fotoğraf gibidir. Sizin de
görebileceğiniz gibi bu fotoğraf, suların gerçek düzeyini
hiçbir zaman göstermeyecektir, tıpkı tek bir kan şekeri
ölçümünün fazla bir şey ifade etmediği gibi. Tek bir kan
şekeri ölçümü, tedavinin düzenlenmesinde yardımcı olamaz.
Eğer diyabetli bir kişi kendini iyi hissetmiyorsa, o
an yapılacak bir test ile bu hissettiklerinin kan şekeri
düşüklüğünden mi, yoksa yüksekliğinden mi kaynaklandığını
gösterecektir. Hatta bazı dönemlerde fiziksel olarak bir
değişim yaşanmasa da kan şekeri düzeyi o kadar iyi
olmayabilir. Kan şekerinin hafif yükseldiği durumlarda
diyabetli iyi şeyler hissedebilir ve sorunu fark
etmeyebilir. Ancak ne yazık ki, bu seviyeden daha yükseğe
çıktığında yaşanan tablo değişir ve uyku hali, yorgunluk
gözlenebilir. Hatta ketozise, sonra da ketoasidoza kadar
gidebilir. Bu noktada durumu erken fark etme problemi daha
başında çözmeye yarar.
Sonuç için 1-2 dakika yeterli
Başta da belirttiğimiz gibi, diyabetli kişinin günde sadece
birkaç dakikasının ayırarak kan şekerini kendisinin takip
etmesi son yıllarda diyabet takibindeki en önemli
ilerlemelerden biri olarak gösteriliyor. Bu gelişme
sayesinde diyabetin tedavi planlaması kökünden değişime
uğradı. Evde kan şekeri testi ile kişiler kendi
diyabetlerini kontrol altına alarak, kendi metabolik
durumunu anında öğrenebiliyor ve en önemlisi, diyabet
tedavisinde ve yönetiminde pasif olmaktan çıkıp doktorlar ve
diğer sağlık personelinden oluşan takımın bir parçası haline
geliyor.
Kan şekerinin kontrolü sırasında, iki önemli noktayı
hatırlamakta fayda var. Kan şekerindeki dalgalanmalar,
birçok diyabetlinin aklını karıştırır. Kan şekeri, açlıkta
düşük, tokluğun ilk yarım saati ile bir saati arasında en
yüksek değerine ulaşır. Bir saatten sonra zamanla düşer.
On-onbeş yıl öncesine dek bir diyabetlinin kendi
kan şekeri ölçümünü yapmak mümkün değildi.
Diyabetliler, idrar şeker testi ile izleniyordu.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktaydı, idrarda
şeker, kan şekeri kanda yükseldikten bir süre sonra
çıkabilir. Daha önemlisi idrarda şeker testi, normal
sınırın altındaki kan şekeri hakkında (örneğin
hipoglisemide) bilgi vermez.
Diyabet; kandaki glukoz konsantrasyonunun
normalden yüksek olması ile kendini belli eden bir
metabolizma hastalığıdır. Bunun nedenini anlayabilmek
için vücudumuzun gerekli enerjiyi nasıl sağladığını bilmemiz
gerekir. Her yemekte nişasta veya şeker alarak karbonhidrat
tüketiriz. Sindirim sırasında karbonhidratlar glukoz
ve diğer elemanlarına dönüşür ve bağırsaklardan emilerek kan
dolaşımına katılır. Hücreler kan dolaşımı ile gelen
glukozu alarak enerjiye dönüştürürler. Ancak glukozun
hüçre içine girmesi için bir hormona ihtiyaç vardır. İşte bu
hormon insülindir. Yemeklerden sonra kandaki glukoz
düzeyi artar. İnsülin hormonu sayesinde glukoz hüçre
içine alınır ve enerjiye çevrilir. Böylece kanda glukoz
seviyesi düşer. Eğer insülin hormonu hiç üretilmiyorsa veya
gerekenden az üretiliyorsa ya da glukozun hücre içine
girmesini sağlamıyorsa kanda glukoz ( kan şekeri
) düzeyi artar. Bu durumda şeker hastalığı ortaya
çıkar.
Diyabetin bazı erken belirtileri vardır. Kan şekeri
yüksek olan kişilerde başlangıçta yorgunluk,
halsizlik,iştahsızlık, sık idrara çıkma,
susama, yara ve berelerin uzun zamanda iyileşmesi
gibi belirtiler vardır. Eğer ailenizde şeker hastası
olan varsa bu hastalığa yakalanma riskiniz daha fazladır. Bu
belirtilerle doktorunuza başvurduğunuz taktirde doktorunuz
kan şekerinizin de belirlenmesini isteyecektir.
Evde kan şekeri takibi nasıl
yapılmalıdır?
İster ağızdan şeker düşürücü hap, ister insülin
kullanıyor olun, haftanın belirli günlerinde kan şekerinizi
ölçmeniz doktorunuza kan şekeri düzeninizin iyi gidip
gitmediği hakkında fikir verir. Bu nedenle insülin
kullanan Tip 2 diyabetlilerin kahvaltı, öğlen ve akşam
yemeği ile gece öğünden önce olmak üzere günde dört kez
şeker ölçüm cihazı ( glukometre) ile kan şekeri
ölçümü yapması gerekir. Bu ölçümün haftada kaç kez
yapılacağı doktorunuz tarafından belirlenir.
İnsülin kullanmayan Tip 2 diyabetlilerin ise
genelde haftada iki gün günde iki kez kan şekerini
ölçmesi yeterlidir. Hastalığınıza ve yaşam şartlarınıza
en uygun kan şekeri ölçüm programının hazırlanmasında
doktorunuzdan veya diyabet eğitimcinizden yardım
alabilirsiniz. |