Şeker Hastalığı Şeker Hastalığı Ürünleri Detoks , Detox , Detoks Diyetleri Pilates , Plates

Şeker Hastalığı , Şeker , Diyabet , İnsülin , Şeker Yüklemesi , Şeker Yükselmesi , Şeker Kontrolü , Tip 1 Diyabet , Tip 2 Diyabet

  Ana Sayfa
  Diyabet Nedir
  Diyabet Hakkında
  Diyabet Tipleri
  Tip 1 Diyabet
  Tip 2 Diyabet
  Diyabetin Nedenleri
  Diyabetin Belirtileri
  Diyabet Kontrol ve Takibi
  Diyabetin Tedavisi
  Hemoglobin A1c Testi
  Diyabet Önleme Programı
  Diyabette Beslenme
  Diyabette Diyet
  Hipoglisemi
  Hiperglisemi
  Evde Şeker Takibi
  Diyabetli Ünlüler
  Diyabet Sözlüğü
  Gebelikte Diyabet
  Çocukluk çağında Diyabet
  Diyabet ve Şişmanlık
  Diyabet ve Alkol
  Diyabet ve Hipertansiyon
  Diyabette Ağız Bakımı
  Diyabette Ayak Bakımı
  Diyabette Cilt Bakımı
  Diyabetli Hakları
  Diyabet Psikolojisi
  Montignac Yöntemi
  Gizli Şeker
  Gestasyonel Diyabet
  Pre-Diyabet
  İnsülin Kullanımı
  Diyabet Merkezleri
  Diyabet ve Cinsellik
  Diyabet Soru - Cevap
  Kan Şekeri Düşerse
  Kan Şekeri Yükselirse
  Şeker Düşürücü Haplar
  Dikkat Edilmesi Gerekenler
  Diyabetli Aletleri
  Şeker Hastalığı Ürünleri
Diyabet Aletleri
 
 
 

Diyabetin Kontrolü , Şeker Hastalığının Kontrolü ve Takibi

Acura AC2018 Şeker Ölçüm Cihazı

Kan şekeri ölçümü diyabetin izlenmesinde son derece önem taşıyor. Kan şekerindeki iniş çıkışların düzenli olarak takip edilmesiyle hem günlük yaşam daha da kolaylaşıyor, hem hekime medikal tedavide, hem de diyetisyene medikal beslenme tedavisinde yardımcı olunabiliyor. Özellikle son yıllarda teknolojinin ceplere sığdırdığı şeker ölçüm aletleri ile günde birkaç dakikanızı ayırarak kan şekerinizi kendiniz ölçmemiz mümkün.

Evde kan şekeri izleniminin başlanmasını diyabet tedavisinde devrim olarak nitelendirilmekte. Kan şekeri ölçümü, en başta diyabetli insanların hastalıklarını kontrol altında tutmak için hastane de harcadıkları zamanının azalmasına yardımcı oldu. Bununla birlikte, diyabetli kişi ve diyabet tedavisinde yer alan sağlık uzmanları için bir dizi uyum ve tedavi sorununa da yol açtı.

Diyabet tedavisinde sürekli kan şekeri takipleri, hekimin medikal tedaviyi planlamasında yardımcı. Çünkü, sürekli takipler, kan şekerinin aşağı-yukarı inip çıkarken yaptığı rahatsızlıkları önlemede avantaj sağlıyor. Böylece, bir yandan oluşabilecek ani şeker düşmesi (hipoglisemik reaksiyonlar) ya da gelişebilecek ani şeker yükselmesi sonucu asidoz tablosunun önüne geçilmiş oluyor.

İki önemli çalışma (Diyabet Kontrol ve Komplikasyon Çalışması ve İngiltere Prospektif Diyabet Çalışması) diyabetle ilişkili komplikasyonların azaltılması için kan glukoz düzeylerinin hedef alınması gerektiğini açık bir şekilde gösteriyor. Pek çok ülke, diyabette glukoz kontrolünde %7’nin altında HbA1c düzeyi gibi katı hedefler koyuyor.

Diyabet tedavisinde, bu hedeflere ulaşılmak için öncelikli açlık glukoz düzeyleri hedef alınıyor. Ayrıca, son çalışmalar öğün öncesi ve / veya sonrası glukoz düzeylerinin de önemli olduğunu vurguluyor. Bu, temelde Tip 2 diyabetli kişilere yoğunlaşan son bir çalışmayla destekleniyor ve bu çalışma özellikle hastalığın erken evreleri boyunca öğün sonrası kan glukoz (öğünden 2 saat sonra ölçülen kan şekeri) düzeylerinin HbA1c değerleri üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu ileri sürüyor.

Kan şekerini olabildiğince normale yakın tutmak gerekli

Kan şekeri gün boyu devamlı olarak değişim gösterse de, kan şekerini olabildiğince normale yakın değerlerde tutmak gerekir. Gün içinde kan şeker değerindeki oynamalar, okyanusların iskelede yükselmesi ve alçalması ile karakterize gel-git olayına benzetilebilir. Herhangi bir günkü kan şekeri ölçümü ise, iskeleye vuran suların o anki durumunu gösteren bir fotoğraf gibidir. Sizin de görebileceğiniz gibi bu fotoğraf, suların gerçek düzeyini hiçbir zaman göstermeyecektir, tıpkı tek bir kan şekeri ölçümünün fazla bir şey ifade etmediği gibi. Tek bir kan şekeri ölçümü, tedavinin düzenlenmesinde yardımcı olamaz.

Eğer diyabetli bir kişi kendini iyi hissetmiyorsa, o an yapılacak bir test ile bu hissettiklerinin kan şekeri düşüklüğünden mi, yoksa yüksekliğinden mi kaynaklandığını gösterecektir. Hatta bazı dönemlerde fiziksel olarak bir değişim yaşanmasa da kan şekeri düzeyi o kadar iyi olmayabilir. Kan şekerinin hafif yükseldiği durumlarda diyabetli iyi şeyler hissedebilir ve sorunu fark etmeyebilir. Ancak ne yazık ki, bu seviyeden daha yükseğe çıktığında yaşanan tablo değişir ve uyku hali, yorgunluk gözlenebilir. Hatta ketozise, sonra da ketoasidoza kadar gidebilir. Bu noktada durumu erken fark etme problemi daha başında çözmeye yarar.

Sonuç için 1-2 dakika yeterli

Başta da belirttiğimiz gibi, diyabetli kişinin günde sadece birkaç dakikasının ayırarak kan şekerini kendisinin takip etmesi son yıllarda diyabet takibindeki en önemli ilerlemelerden biri olarak gösteriliyor. Bu gelişme sayesinde diyabetin tedavi planlaması kökünden değişime uğradı. Evde kan şekeri testi ile kişiler kendi diyabetlerini kontrol altına alarak, kendi metabolik durumunu anında öğrenebiliyor ve en önemlisi, diyabet tedavisinde ve yönetiminde pasif olmaktan çıkıp doktorlar ve diğer sağlık personelinden oluşan takımın bir parçası haline geliyor.

Kan şekerinin kontrolü sırasında, iki önemli noktayı hatırlamakta fayda var. Kan şekerindeki dalgalanmalar, birçok diyabetlinin aklını karıştırır. Kan şekeri, açlıkta düşük, tokluğun ilk yarım saati ile bir saati arasında en yüksek değerine ulaşır. Bir saatten sonra zamanla düşer.

On-onbeş yıl öncesine dek bir diyabetlinin kendi kan şekeri ölçümünü yapmak mümkün değildi. Diyabetliler, idrar şeker testi ile izleniyordu. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunmaktaydı, idrarda şeker, kan şekeri kanda yükseldikten bir süre sonra çıkabilir. Daha önemlisi idrarda şeker testi, normal sınırın altındaki kan şekeri hakkında (örneğin hipoglisemide) bilgi vermez.

Diyabet;
kandaki glukoz konsantrasyonunun normalden yüksek olması ile kendini belli eden bir metabolizma hastalığıdır. Bunun nedenini anlayabilmek için vücudumuzun gerekli enerjiyi nasıl sağladığını bilmemiz gerekir. Her yemekte nişasta veya şeker alarak karbonhidrat tüketiriz. Sindirim sırasında karbonhidratlar glukoz ve diğer elemanlarına dönüşür ve bağırsaklardan emilerek kan dolaşımına katılır. Hücreler kan dolaşımı ile gelen glukozu alarak enerjiye dönüştürürler. Ancak glukozun hüçre içine girmesi için bir hormona ihtiyaç vardır. İşte bu hormon insülindir. Yemeklerden sonra kandaki glukoz düzeyi artar. İnsülin hormonu sayesinde glukoz hüçre içine alınır ve enerjiye çevrilir. Böylece kanda glukoz seviyesi düşer. Eğer insülin hormonu hiç üretilmiyorsa veya gerekenden az üretiliyorsa ya da glukozun hücre içine girmesini sağlamıyorsa kanda glukoz ( kan şekeri ) düzeyi artar. Bu durumda şeker hastalığı ortaya çıkar.

Diyabetin bazı erken belirtileri vardır. Kan şekeri yüksek olan kişilerde başlangıçta yorgunluk, halsizlik,iştahsızlık, sık idrara çıkma, susama, yara ve berelerin uzun zamanda iyileşmesi gibi belirtiler vardır. Eğer ailenizde şeker hastası olan varsa bu hastalığa yakalanma riskiniz daha fazladır. Bu belirtilerle doktorunuza başvurduğunuz taktirde doktorunuz kan şekerinizin de belirlenmesini isteyecektir.


Evde kan şekeri takibi nasıl yapılmalıdır?

İster ağızdan şeker düşürücü hap, ister insülin kullanıyor olun, haftanın belirli günlerinde kan şekerinizi ölçmeniz doktorunuza kan şekeri düzeninizin iyi gidip gitmediği hakkında fikir verir. Bu nedenle insülin kullanan Tip 2 diyabetlilerin kahvaltı, öğlen ve akşam yemeği ile gece öğünden önce olmak üzere günde dört kez şeker ölçüm cihazı ( glukometre) ile kan şekeri ölçümü yapması gerekir. Bu ölçümün haftada kaç kez yapılacağı doktorunuz tarafından belirlenir.

İnsülin kullanmayan Tip 2 diyabetlilerin ise genelde haftada iki gün günde iki kez kan şekerini ölçmesi yeterlidir. Hastalığınıza ve yaşam şartlarınıza en uygun kan şekeri ölçüm programının hazırlanmasında doktorunuzdan veya diyabet eğitimcinizden yardım alabilirsiniz.

Tatil Turizmi -  SSK No Sorgulama -  Yaz Turizmi -  Detoks -  Deri