|
|
|
Diyabette Cinsellik , Diyabet ve Cinsel Yaşam
Erkekte cinsel
aktivite nasıl gerçekleşir?
Erkekte testisler (yumurtalıklar)
görevlerini yerine getirdiği zaman normal libido (cinsel
arzu), cinsel aktivite vardır ve/veya kendiliğinden gün
içinde veya gece sertleşme görülür. Ereksiyon (sertleşme)
erkek cinsel organının kasları, sinirleri ve damarları
arasındaki uyum sonucu gelişir. Diyabetli erkeklerde
ereksiyon bozukluğuna neden olan iki ana faktör vardır:
diyabetik damar ve sinir hastalıkları.
Erektil disfonksiyon ne
anlama gelmektedir?
Erkek cinsil organında (penis) ereksiyon olmaması veya olan
ereksiyonun korunamaması durumuna erektil disfonksiyon
denir. Erektil disfonksiyon gelişmekte olan diyabetin
habercisi olabilir.
Diyabet erkekte nasıl
erektil disfonksiyona sebep olur?
Diyabet beyinden çıkan sinyallerin erkek cinsel organına
ulaşmasını etkiler ve ereksiyon için gerekli kan akımını
kontrol eden sinirlerin görevini bozar.
Erektil disfonksiyon neden
önemli bir durumdur?
Erektil disfonksiyon diyabetli erkeklerin %50-70'inde
görülür. 20-29 yaş aralığında %9 iken 70 yaşında %95'e
yükselmektedir. Diyabet tanısı konduktan sonra ilk on yıl
içinde erkeklerde açık olarak erektil disfonksiyon gelişir.
Erektil disfonksiyon diyabetlide damar sertliği varlığının
bir göstergesi ve hatta kalp krizi riskinin belirleyicisi
olabilir.
Erektil disfonksiyon
değerlendirilmesi nasıl olmalıdır?
Erektil disfonksiyonu bulunan erkek ilk muayenesine eğer
mümkünse eşiyle birlikte alınmalıdır. Böylelikle eşlerin
ilişkisi ve bu bozukluğun düzelmesi halinde bu ilişkiyi
nasıl katkıda bulunabileceğinin değerlendirilmesi
yapılabilir.
Erektil disfonksiyon için hekime başvuran hastada sırasıyla
aşağıdaki değerlendirme yapılmalıdır:
1. Öykü, özellikle tıbbi ve cinsel özgeçmiş
2. Fizik muayene ve pisikolojik değerlendirme
3. Hemoglobin A1c, testosteron, prolaktin ve tiroid
fonksiyon testleri
4. Gece ereksiyon testleri (uykuda ereksiyon olmaması
fiziksel bir nedenin varlığına işarat eder)
5. Sinir sistemini ve damarları değerlendiren testler
Gerçek neden nedir?
Erektil disfonksiyonu bulunan erkeklerin en önemli sorununu
onlar için mahrem bir konuyu herkese açamamaları, doğru ve
yeterli hikayeyi verememeleri oluşturmaktadır. Böyle bir
yaklaşım doktoru doğru teşhisten uzaklaştırmaktadır. Ne tür
bir problemin olduğunu belirlemek işin püf noktasıdır. Sorun
kısmi sertleşme kaybı mı yoksa hiç sertleşme kaybı mı yoksa
hiç sertleşme olmaması mıdır? Diyabetteki doğal seyir yavaş
ilerleyen ve genellikle yıllar sonra tam bir kayıpla
sonlanan bir ereksiyon bozukluğudur. Libido, yani cinsel
arzu kaybı genelde yoktur. Psikojenik erektil disfonksiyonda
olduğu gibi kayıp ani değildir; sabah, gece ve refleks
ereksiyonlar kaybolmuştur ve zamanla ağırlaşan bir tablo
çizilir.
Erektil disfonksiyonu olan
diyabetli erkeklar için tedavi seçenekleri nelerdir?
Erektil disfonksiyonu olan diyabetli erkekler için üç belli
başlı tedavi seçeneği bulunmaktadır:
1. Erektil disfonksiyona neden olabilecek ilaçların
kesilmesi ve/veya psikolojik destek
2. İlaç tedavisi
3. Cerrahi tedavi
1. Herhangi bir tedaviye başlamadan önce erektil
disfonksiyona neden olacak her türlü ilacı kesmek
gerekmektedir. Sigara ve alkol bunların başında gelmektedir.
Bazı tansiyon ilaçları, merkezi sinir sistemi üzerine etki
yapan ve hormonal dengeyi bozan ilaçlar erektil
disfonksiyondan sorumlu tutulabilir. Depresyon
diyabetlilerde sık rastlanan bir hastalıktır ve psikojenik
destek tedavisi veya ilaç tedavisi kişinin cinsel
performansını arttırabilir.
2. Transuretral (penis içine) yerleştirme ile veya kendi
kendine penise enjeksiyon yaparak ilaç verme uygulamaları
yanısıra bugün ağızdan alınan, sildenafil denen bir maddeyi
içeren ilaç kullanıma girmiştir. Hayati yan etki taşıma
riski sebebiyle hiç bir ilaç doktor tavsiyesi dışında
alınmamalı ve uygulanmamalıdır. İlaçların etki etmediği
durumlarda vaküm yaratarak penisin kanla dolmasını sağlayıp
ereksiyon sağlayan araçlar kullanılabilir.
3. İlaç tedavisi başarısız olanlarda penis protezi
uygulanabilir. Genel anestezi altında cerrahi işlem
gerektirir. Protezin çalışmaması, enfeksiyon ve erozyon
sıklıkla karşılaşılan problemlerdir ve protezin
çıkarılmasıyla sonuçlanır. Vaküm tedavisi ve diğer ilaç
tedavilerinin varlığında protez uygulaması pek başvurulan
bir tedavi şekli değildir. Bir diğer cerrahi girişim ise
genç, diyabeti yeni ortaya çıkmış ve ileri derecede bölgesel
damar tıkanıklığı olanlarda revaskülarizasyon (yeniden
damarlandırma) tedavisidir.
Diyabetli kadınlarda cinsel
fonksiyon bozukluğu neden gelişir?
Diyabetli kadınlarda cinsel fonksiyon bozukluğu sık
görülen bir durumdur. Erkeklerde olduğu gibi onlar da bu
problemlerini hekimlere açmaktan çekinirler ve çoğu zaman da
kadındaki bu bozukluk ruhsal durumundaki dalgalanmalar,
vajinit belirtileri ile karışabilmektedir. Kadınlarda
depresyon erkeklerden daha fazla görülür ve bu da cinsel
fonksiyon bozukluğunun bir sebebidir ve tedavi edilmelidir.
Vajinal enfeksiyon cinsel fonksiyon bozukluğuna neden olur.
Sistit ise cinsel birleşme sırasında rahatsızlık kaynağıdır.
Pre-menstrual sendrom sırasında kan şekeri ayarında
bozuklukların olması bu dönemde cinsel fonksiyon bozukluğuna
sebep olabilir. Kadın diyabetlilerin kullandığı tansiyon
ilaçları gözden geçirilmelidir. Menopoz döneminde hormon
tedavisi görmeyen kadınlarda cinsel arzu kaybı görülecektir.
Cinsel fonksiyon bozukluğu olan kadında değerlendirme
nasıl yapılmalıdır?
1. Öykü, özellikle tıbbi ve cinsel özgeçmiş
2. Fizik muayene ve pisikolojik değerlendirme
3. Hemoglobin A1c, tiroid fonksiyon testleri
Tedavi prensipleri nelerdir?
Bazı tansiyon ilaçları, merkezi sinir sistemi üzerine etki
yapan ve hormonal dengeyi bozan ilaçları kesmek gerekir.
Depresyon diyabetlilerde sık rastlanan bir hastalıktır ve
psikojenik destek tedavisi veya ilaç tedavisi kişinin cinsel
performansını arttırabilir. Vajinit ve sistit tedavi
edilmelidir. Menstruasyon öncesi ve menopoz öncesi
dönemlerde kan şekeri ayarının bozulacağını bilerek önlem
almalıdır. İyi bir diyabet ayarı sağlamak hedefimiz
olmalıdır. Menopoz sonrası hormon tedavisi uygulamasına
başvurulabilir.
Görüldüğü gibi problemin altında yatan neden ve tedavi şekli
herkes için farklıdır. Siz sorununuzu doktorunuza her
yönüyle açmadıkça dermana ulaşamazsınız. "Sükutun" değil de
sözün altın olduğu bir tıbbi durum içinde bulunduğunuzu her
zaman hatırlamalısınız. |